8 yıl öncesine kadar karton bir kutu içerisine bırakılmış yavru kedileri sahiplenen Murat Amcamız ve Hatice Teyzemiz, "Tekir", "Kaşmir" ve "Sütbeyaz" isimlerini verdikleri yavru kedileri özenle büyüttü ve bağrına bastı.

Bu süre zarfında kapılarının önüne gelen kedilere de “kedilerimizin arkadaşları” dedi ve onları, Anadolu insanına yakışır bir şekilde ayırmadı çocuklarından. Artık onlar da birer evlatları olmuştu ve günün belirli saatlerinde 30’a yakın diğer evlatlarını da düzenli olarak beslemeye başlamışlardı.